GURBETİN HANÇERİ

Sıla hasretinden boynumuz bükük,

01 May 2026 - 13:00 YAYINLANMA

Dünler zindan oldu, ömürse yalan,

Talan olduk dostlar vallahi talan.

Turhal’da bıraktım, gençliği inan,

Bakışları bende bin yara açar.

 

O kerpiç duvarlar dile gelseler,

Kaybolan günleri geri verseler.

Anamın urbası tele serseler,

Ruhum bu gurbetten kuş olur uçar.

 

Bahçede babamın diktiği söğüt,

Şimdi kime diyem ver bana öğüt?

Gönül değirmenim ediyor sükut,

Gurbet uykusunda hüzün mü saçar?

Şeker Fabrikası... O acı düdük,

Hayalim ufaldı, umudum sönük.

 

Sıla hasretinden boynumuz bükük,

Zamanın elinden ömrümüz geçer.

Gırmızı misketim galdı olukta,

Nefesim kesilir her bir solukta.

Bi çare bekleriz dar bir boşlukta,

Ecel şerbetini her gelen içer.

 

Gapının gıcısı bağrımı deler,

Geçmişin hayali eleğim eler.

Gözümün önünde tütüyor neler,

Hasretin ateşi canımı biçer.

 

Gidemedim geri, yolum bağlandı,

Yüreğim köz üstü düştü, dağlandı.

O çocuk gülüşüm orda sağlandı,

Gözyaşım bendini her gece seçer.

 

Gayrı ne desem de, bu feryat bitmez,

Turhal’ın duruşu gözümden gitmez.

Gücüm şu dünyayı yıksam da yetmez,

Mührünü gurbete Kalemsiz Şair basar.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: