“Prof. Dr. Ataç Çelik: Kalp Hastalıklarında Erken Teşhis Hayat Kurtarır”

Kalp hastalıkları, Türkiye’de hâlâ en sık ölüm nedenlerinin başında geliyor. Bu konunun uzmanlarından Prof. Dr. Ataç Çelik, erken teşhis, düzenli kontroller ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kalp sağlığını korumada hayati önem taşıdığını vurguluyor.

18 Nis 2026 - 17:13 YAYINLANMA
10 May 2026 - 08:01 GÜNCELLEME
“Prof. Dr. Ataç Çelik: Kalp Hastalıklarında Erken Teşhis Hayat Kurtarır”

Kalp hastalıkları, Türkiye’de hâlâ en sık ölüm nedenlerinin başında geliyor. Üstelik artık sadece ileri yaştakileri değil, gençleri de tehdit ediyor. Pek çok kişi kalp krizinin ani geldiğini düşünse de uzmanlar bunun doğru olmadığını söylüyor. Gaziosmanpaşa Üniversite Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ataç Çelik, kalbin aslında önceden sinyal verdiğine dikkat çekerek, erken tanı ve doğru yaşam alışkanlıklarının hayati önem taşıdığını vurguluyor. Prof. Dr. Çelik ile kalp sağlığına dair merak edilenleri, yanlış bilinen doğruları ve hayat kurtaran uyarıları Ercan Durna’ya anlattı.

 Ercan Durna: Prof. Dr. Ataç Çelik’i okurlarımıza kısaca tanıtabilir miyiz?

 Prof. Dr. Ataç Çelik: 1977 yılında İzmir’de doğdum. İlk ve orta eğitimimi Manisa’da tamamladıktan sonra Maltepe Askeri Lisesinden mezun oldum. Lisans eğitimimi GATA Tıp Fakültesi ve KTÜ Tıp Fakültesinden aldım ve milenyumun ilk doktorlarından biri olarak göreve başladım.

Lisans eğitimim sırasında, insanları en çok öldüren hastalık olan kalp-damar hastalıkları ile savaşan ve Azrail işini zorlaştıran Kardiyoloji hekimlerinin çabasından etkilenip Kardiyolog olmaya karar verdim. AKÜ Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı bünyesinde araştırma görevlisi olarak çalışıp 2006 yılında eğitimimi tamamlayarak kardiyoloji hekimi oldum. Zorunlu hizmet ile Tokat Devlet Hastanesine atandım. Bir buçuk sene zorunlu hizmet ve bir buçuk sene özel hastane macerası sonrası 2009 yılında TOGÜ Tıp Fakültesine başladım ve 2018 yılında profesör olarak görevime devam ettim. Bu süre boyunca başhekim yardımcılığı, anabilim dalı başkanlığı, bölüm başkanlığı ve dekanlık gibi idari görevlerde bulundum.

Meslek hayatımda beni en çok etkileyen hasta hikayesi sigarayı bırakmama vesile olan Afyonlu bir dede ile ilgilidir. Asistanlığımım ikinci yılında poliklinik yaparken karşılaştığım bir yaşlı amca vardı. Bu hasta iki defa by-pass ameliyatı olmasına ve sol bacağı kesilmesine rağmen sigara içmeye devam ediyordu. Etkili bir konuşma yaparak hastadan sigarayı bırakma sözü aldım. Öyle ki, bana “bugüne kadar kimse bıraktıramadı ama sen bana bıraktıracaksın evlat” diyerek cebindeki sigara paketini çöpe atmıştı. Öğle arası oldu, yemeğimi yedim ve bahçede kuytuya geçip sigaramı yaktım. Derin bir nefes çektikten sonra uzun bir üfleme ile dumanı sema gönderdim. Ağrıyan boynumu rahatlatmak için başımı sağa çevirdiğim anda o dedeyi bana bakarken gördüm. Tekerlekli sandalyesinden bana bakıp, içerlercesine bir “hey yavrum hey” hareketi yaptı ve yoluna devam etti. O an, o kadar utandım ve sonrasında da bir o kadar üzüldüm ki sigarayı bırakmaya karar verdim. Ben o gün o dedeye sigarayı bıraktırmış mıydım bilmem ama o bana bıraktırdı. Bu olay hayatımda kendime yaptığım en büyük iyiliğe vesile oldu.

 *TÜRKİYE’DE KALP SAĞLIĞI

 Ercan Durna: Türkiye’de kalp hastalıkları neden bu kadar yaygınlaştı?

 Prof. Dr. Ataç Çelik: Sadece Türkiye’de değil tüm dünyada yaygınlaştı. Buna en çok insanların daha uzun yaşamalarının etkisi olmakla beraber, dengesiz beslenmenin ve sedanter (hımbıllık) yaşamın artışının da etkili olduğunu söyleyebiliriz. Tabi sağlık hizmetinin yaygınlaşması ile daha fazla kişiye tanı koyulabilmesini de ekleyebiliriz.

 Ercan Durna: Kalp krizi yaşı giderek düşüyor mu, gençler risk altında mı?

 Prof. Dr. Ataç Çelik: Evet, eskiden 45-65 yaşlar arası en çok görülürken, artık 30’lu, hatta 20’li yaşlarda da vakalar görebiliyoruz. Bunun birçok nedeni var. Tütün ürünlerinin kullanımının artışı, işlenmiş-paketli ve şekerli gıdaların tüketimi, hareketsizlik ve obezitenin artışı, uyuşturucu ve zevk verici maddelerin aşırı kullanımı gibi nedenler örnek verilebilir.

Ercan Durna: Erkekler mi kadınlar mı daha fazla risk taşıyor?

 Prof. Dr. Ataç Çelik: Evet, erkekler kadınlara göre kabaca 10 yıl daha erken koroner arter hastalığına yakalanırlar. Menopoz sonrası ise kadınların riski hızla erkeklere yaklaşır ama erkekler her yaşta daha risklidir.

 *GÜNLÜK HAYATTA YAPILAN BÜYÜK HATALAR

 Ercan Durna: Vatandaşın kalbine en çok zarar veren alışkanlık hangisi?

 Prof. Dr. Ataç Çelik: Sigara, sigara ve sigara

 Ercan Durna: “Benim tansiyonum normal” diyenler gerçekten güvende mi?

 Prof. Dr. Ataç Çelik: En çok ölüm nedeni olan kalp krizinin oluşmasına neden olan ateroskleroz (damar sertliği) birçok faktöre bağlı olarak gelişir. Kan basıncı yüksekliği de bunlardan biridir. Diğerleri, erkek cinsiyet, yaşın ilerlemesi, ailesinde 55-60 yaşından önce kalp krizi geçiren veya stent/by-pass yapılan büyükleri olması, sigara, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, şişmanlık, kolesterol yüksekliği ve stresli yaşamdır. İleri yaşlarda daha yüksek tansiyon değerlerine izin verilmekle birlikte, kan basıncı 130/80 mmHg’nin altında olan kişiler olmayanlara göre daha güvenli bir bölgede bulunurlar ama diğer risk faktörlerini kontrol altına almadan gerçekten güvende olamazlar. Ayrıca, tansiyonu normal olan kişilerde beyin kanamasına bağlı felç, böbrek yetersizliği, kalp yetersizliği ve bazı göz rahatsızlıkları daha az görülür.

 Ercan Durna: Sigara mı daha tehlikeli, stres mi, yoksa hareketsizlik mi?

 Prof. Dr. Ataç Çelik: En tehlikelisi sigaradır. Günde 3 sigara içmek bile riski önemli derecede arttırır. Ardından hareketsizlik gelir. Kalp hastalıklarından korunmak için sağlıklı insanların haftada en az 3,5 saat ağır ya da 7 saat orta düzeyde egzersiz yapmaları gerekmektedir. Son olarak stres gelir. Aşırı stres bazen tek başına kalp krizi nedeni (Takotsubo) olabilir.

 *KALP KRİZİ GERÇEĞİ

 Ercan Durna: Kalp krizi her zaman göğüs ağrısıyla mı olur?

 Prof. Dr. Ataç Çelik: Kalp krizinin en sık belirtisi göğüs ağrısıdır. Genelde şiddetli olmakla beraber bazen hafif de olabilir. Tipik olarak göğüs kafesinin ortasında olan, bazen sol göğüse, sol kola, sol omuza, çene altına yayılabilen geniş bir alanda, sıkıştırma veya baskı tarzında, bazen terlemenin eşlik ettiği boğucu bir ağrıdır. Ağrı kan akımı aniden kesilen kalp kasının acı çekme biçimidir. Dilaltı ile geçmezse derhal acil servise başvurulması gerektirir. Yaşlı, diyaliz hastaları, uzun yıllardır diyabet veya nörolojik bazı hastalıkları olanlarda ağrı olmayabilir. Bunun yerine genelde terleme veya nefes darlığı şeklinde kendini gösterebilir.

 Ercan Durna: En sık gözden kaçan kalp krizi belirtisi nedir?

 Prof. Dr. Ataç Çelik: Nedensiz halsizlik, mide yanması, bulantı veya huzursuzluk nadir olan ve sıklıkla başka hastalıklarla karıştırılan belirtilerdir.

 Ercan Durna: Kalp krizi anında vatandaş ilk 5 dakikada ne yapmalı, ne yapmamalı?

Prof. Dr. Ataç Çelik: Öncelikle 112’ye haber verilmeli ve yalnız kalınmamalı. Kişi daha önce kriz atlatmış ve benzer ağrı tekrarlamışsa elinde bulunan ilaçlardan 300 mg aspirin almalı ve tansiyonu düşük değilse dilaltı hapı (isordil) kullanmalıdır. Ambulans gelene kadar veya kendi imkanıyla acil servise gidilene kadar yanındaki kişinin ilk yardım eğitimi almış olması çoğu zaman hayat kurtarıcı olmaktadır.

 *SOSYAL MEDYA & BİLGİ KİRLİLİĞİ

 Ercan Durna: “Limonlu su, sarımsak, bitkisel kürler” kalbi korur mu?

 Prof. Dr. Ataç Çelik: Limonlu su ve sarımsak tansiyonun kontrol altına alınmasında tansiyon ilaçlarına yardımcı olarak tavsiye edilebilir. Fakat hiçbir zaman tıbbi tedavinin (diyet, yaşam tarzı değişikliği ve tansiyon ilaçları) yerine geçememelidir. Çünkü etkileri az ve sınırlıdır. Çok miktarda alımı da zararlıdır. Bitkisel kürler ise hazmı kolaylaştırıp kendimiz iyi hissetmemize neden olsa da doz standardı olmaması, etken maddelerinin belirsiz oluşu ve ilaç etkileşimleri sık olduğundan kalbi koruyucu etkileri yoktur veya belirsizdir.

 Ercan Durna: İnternette dolaşan kalp sağlığı tavsiyeleri ne kadar güvenilir?

 Prof. Dr. Ataç Çelik: Birçoğu yanlış veya abartılı olmakla birlikte, sağlık profesyonellerinin tavsiyeleri nispeten daha güvenlidir. Buna rağmen bazı meslektaşlarımız ün sağlamak için bilimsel ispatı olmayan veya yeterli derece ispatlanmamış tedavileri tavsiye edebilmektedirler.

 Ercan Durna: Doktora gitmeden ilaç bırakmak ne kadar tehlikeli?

 Prof. Dr. Ataç Çelik: Tüm ilaçlarda geçerli olmakla birlikte özellikle kalp hastalığında kullanılan ilaçların doktora (hatta kardiyoloğa) danışılmadan başlanması veya kesilmesi sakıncalıdır. Özellikle kalp krizi sonrası başlanan bazı ilaçların birkaç gün dahi kullanılmaması ölümcül olabilmektedir. Bu şekilde tekrar kriz geçiren veya ölen birçok vaka bulunmaktadır.

 *İLAÇLAR, STENT VE AMELİYAT KORKUSU

 Ercan Durna: Kalp ilacı ömür boyu mu kullanılır?

 Prof. Dr. Ataç Çelik: Hipertansiyon, koroner arter hastalığı, kalp yetersizliği ve çoğu zaman kolesterol yüksekliği ömür boyu süren kronik hastalıklar olduğu için ilaç ve ilaç dışı tedaviler ömür boyu devam etmek zorundadır. Ritim bozukluğu, kalp zarı iltihabı veya kalbin enfeksiyonu gibi durumlar ise tedavi ile düzelebildiğinden uzun süreli ilaç kullanılmasına gerek bulunmamaktadır.

 Ercan Durna: Stent takılan bir hasta normal hayatına dönebilir mi?

 Prof. Dr. Ataç Çelik: Evet. Fakat zararlı alışkanlıklara değil. Hatta kalp krizi geçirmeden yapılan stent işleminden bir gün sonrası normal hayata dönülür. Dikkat edilmesi gereken eski normale değil yeni normale (sigarasız, diyetine dikkat eden, stresten uzak, egzersizli) dönmek gereğidir.

 Ercan Durna: Bypass mı, stent mi; hangisi ne zaman tercih edilmeli?

 Prof. Dr. Ataç Çelik: Yeterince tıbbi bilgi olmadan bu konunun anlaşılması oldukça zor olacaktır. Genel olarak, bazı hastalara zorunlu olarak by-pass, bazılarına ise zorunlu olarak stent önerilmektedir. Bir kısım hastada ise iki seçenek de tercih edilebilir. Böyle bir durumda hasta tercihi ön plana çıkmaktadır. Zorlayıcı bir neden olmadıkça, “önce zarar verme” ilkesi gereğince mümkün oldukça, daha az invaziv (daha hafif ve zarar verme potansiyeli daha az olan) bir tedavi seçeneği olan stentleme tercih edilmektedir. Çok damar hastalığı, diyabet veya ana koroner hastalığı olan cerrahi riski düşük hastalarda ise by-pass seçeneği daha ön plandadır.

*BESLENME & YAŞAM TARZI

 Ercan Durna: Kalp dostu beslenme denince ilk 3 kural nedir?

 Prof. Dr. Ataç Çelik: Az tuzlu, doymamış yağ oranı yüksek yağ içeren, meyve-sebze ve lifli besinler tercih edilmelidir.

Tuzu ve şekeri azalt, zeytinyağlı sebze yemekleri ye, yeşillik bol olsun.

 Ercan Durna: Türk mutfağı kalp için riskli mi?

 Prof. Dr. Ataç Çelik: Maalesef çoğu yemeğimiz kalp sağlığı açısından risk içerir. Özellikle bölgemizde iç yağ kullanılarak yapılan, bol kırmızı etli, hamur işi yemeklerimiz bu riske önderlik etmektedir. Akdeniz mutfağı denilen, zeytinyağlı sebze yemekleri içeren yeme alışkanlığı kalp sağlığı açısından oldukça faydalıdır.

 Ercan Durna: Günde kaç adım gerçekten kalbi korur?

 Prof. Dr. Ataç Çelik: Yapılan çalışmalar günde 7000-9000 adım atmanın kalp krizi ve ölüm riskini azalttığı göstermiştir. Gençlerde bu hedefi daha yukarıya, yaşlılarda ise daha aşağıya çekebiliriz.

 *CHECK-UP VE ERKEN TANI

 Ercan Durna: “Hiçbir şikâyetim yok” diyen biri kalp kontrolü yaptırmalı mı? 40 yaş üstü herkesin mutlaka yaptırması gereken testler neler?

 Prof. Dr. Ataç Çelik: Kardiyoloji muayenesi sırasında kan basıncı ölçümü, EKG çekimi ve rutin kan testleri mutlaka yapılır. Kardiyoloğun uygun gördüğü hastalarda ise EKO, Holter, Efor testi, kalp sintigrafisi veya koroner BT anjiyo (sanal anjiyo) yapılır. Bu testler sonrası riskli bulduğumuz hastalara ise kalp anjiyosu yapılmaktadır.

 Ercan Durna: Ailesinde kalp hastalığı olanlar ne kadar risk altında?

 Prof. Dr. Ataç Çelik: Erkeklerde 50-55 yaş, kadınlarda ise 60-65 yaş sonrası kalp krizi riski daha fazla artmaktadır. Fakat kalp krizinin başlıca nedeni olan atreoskleroz ergenlik dönemi civarında başlamaktadır. Risk faktörü ne kadar fazla ise (erkek cinsiyet, yaşın ilerlemesi, ailesinde 55-60 yaşından önce kalp krizi geçiren veya stent/by-pass yapılan büyükleri olması, sigara, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, şişmanlık, kolesterol yüksekliği ve stresli yaşam) hastalık o kasar hızlı ilerlemekte ve daha erken yaşlarda krize neden olabilmektedir. Bu risk faktörlerine sahip kişilerde şikayeti olmasa bile aterosklerozun derecesini belirlemek yararcı bir yaklaşım olacaktır. Belirgin bir risk faktörü yokluğunda, erkeklerde 45 yaşından sonra, kadınlarda ise 55 yaşından sonra kalp muayenesi olmak önerilebilir. Risk faktörlerinden en az ikisi varsa daha erken yaşlarda kalp muayenesi önerilebilir.

 *GENÇLER VE SPOR

 Ercan Durna: Spor yaparken kalp krizi riski var mı?

 Prof. Dr. Ataç Çelik: Evet, kalp krizi günün herhangi bir saatinde veya herhangi bir aktivite sırasında başlayabilir. Bu ihtimal sabahın erken saatlerinde, ağır stres anında, spor yaparken, tansiyonun ani yükselmesine sebep olan durumlarda daha fazladır. Ama bu spor kalp krizini arttırır manasına gelmez. Tersine düzenli spor kalp krizi ve ölüm riskini anlamlı olarak azaltır. Dikkat edilmesi gereken, idmanlı olmayan kişiler için aşırı sporlardan kaçınmak, kalp hastalığı olanların doktorun tavsiye edeceği spor türlerini yapması, 45-50 yaşından sonra ağırlık kaldırarak vücut geliştirme idmanı yapmamasıdır.

 Ercan Durna: Halı saha maçları neden tehlikeli olabiliyor?

 Prof. Dr. Ataç Çelik: Genel olarak sedanter hayat yaşayan kişilerin tüm hafta boyunca idman yapmayıp haftanın sadece bir saatinde ağır bir spor olan futbol oynamaları, genellikle de yemek sonrası yapılması koroner arter hastalığı olan kişilerde kalp krizi riskini arttırmaktadır.

 Ercan Durna: Spor öncesi kalp kontrolü şart mı?

 Prof. Dr. Ataç Çelik: Daha önce bahsettiğimiz risk faktörlerine sahip 40-50 yaş üzeri kişiler, özellikle ağır bir spor türü yapmayı planlıyorsa kalp kontrolü yaptırmaları uygun olacaktır. Daha gençler için çok gerekli olmayabilir.

 *MESAJ VE UYARI

 Ercan Durna: Kalp “son uyarıyı” nasıl verir, insanlar bunu neden kaçırıyor?

 Prof. Dr. Ataç Çelik: Bazı şanssız kişilerde ilk semptom kalp krizi olmakta ve bu kriz sırasında ölebilmektedirler. Daha şanslılarda ise yol yürüyüp merdiven çıkarken başlayan göğüs ağrısı ve nefes darlığı izlenmektedir. Bu şikayetler zamanla daha kısa mesafelerde olmakta ve geçmesi daha uzun sürmektedir. Bu uyarıyı dikkate almayanlar iş işten geçtikten sonra kalp krizi veya kalp yetersizliği ile gelmektedirler.

 Ercan Durna: Bugün kalbimizi korumazsak yarın ne kaybederiz?

 Prof. Dr. Ataç Çelik: Çocuklarımızın ve torunlarımızın güzel günlerini görmeyi.

 Ercan Durna: Okurlarımıza kalp sağlığı için tek cümlelik hayati bir mesaj verir misiniz?

 Prof. Dr. Ataç Çelik: Sigarayı bırak, egzersiz yap, sakin ol, yediğine içtiğine dikkat et, kalbinin sesini dinleyip uyarıları dikkate al, kardiyoloji uzmanlarına saygı duy, çünkü Azrail ile aranda onlar var.

 Ercan Durna: Sevgili hocam bizlere zaman ayırarak çok güzel ve hayati bilgiler sunduğunuz için teşekkür ederim.

 Prof. Dr. Ataç Çelik: Ben teşekkür ederim. Sayfalarınızda bana yer ayırıp bu bilgileri vatandaşlarımıza aktardığınız için. Yayın hayatınızda başarılar dilerim.

 

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: